"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3464 Esas, 2021/1341 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak, zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin mezkur suçtan açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince bu suçtan verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz ... vermeyeceği kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin sanık hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2015 tarihli ve 2015/79787 Soruşturma, 2015/29506 Esas, 2015/25394 numaralı İddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1 ve 43/1. maddeleri ile 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca cezalandırılması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2015/496 Esas, 2019/504 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyet, tefecilik suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler kurulmuştur.
3.Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/3464 Esas, 2021/1341 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararların kaldırılmasına, sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241, 43/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53/1. maddesi fıkrası gereğince hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkilinin tefecilik suçu ile ilgisinin bulunmadığına, iddia konusu eylemlerin müvekkilinin ticari hayatı ile ilgili olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız yere cezalandırılmasının hukuka uygun olmadığına ve re'sen dikkate alınacak sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
31.10.2012 olan suç tarihinin karar başlığında 2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükme münhasır temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.