"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/509 Esas, 2021/130 Karar
SUÇ : Rüşvet verme, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, keza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre Hazinenin resmi belgede sahtecilik, ...'nın ise rüşvet verme suçlarından doğrudan zarar görmedikleri, belirtilen suçlardan açılan kamu davalarında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz ... vermeyeceği anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre tebliğname başlığında adına yer verilen sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığı görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesince 20.01.2021 tarihli asıl Karar ile sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verildikten sonra mahkemenin dosyadan el çektiği ve Kanun'da öngörülen haller dışında kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle Mahkemece esastan red kararından önce öldüklerinden bahisle anılan sanıklar yönünden dosya tekrar re'sen ele alınarak verilen kamu davalarının düşmesine dair 25.02.2021 tarihli ek Kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince rüşvet verme suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği temyiz eden katılan Hazine vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2016/218 Esas, 2019/299 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan beraat kararları verilmiştir.
2. Katılanlar Hazine ve ... vekillerinin istinaf talepleri üzerine yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/509 Esas, 2021/130 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri; tüm dosya kapsamına göre sanıkların sübuta eren suçu işledikleri ve tecziyeleri gerektiğine, mahkumiyet yerine eksik inceleme ve delillerin takdirinde hata ile verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmediğine,
2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri ise; yerel mahkemece sanıkların eylemlerinin mahkumiyet hükmünü gerektirmesine karşın bir kısım sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş olup bu karara yönelik istinaf talepleri üzerine istinaf merciince yanlış ve hatalı bir değerlendirme yapılmak suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğine, sanık ...'in sigortalılık belgesinde tahrifat yapıldığına, sanıklardan temyiz dışı ... ile ... ve ...'ın, ...'e ait Beykoz Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu gösterir sigortalılık belgesini sahte olarak düzenlediklerine, sanık ...’un ..., ..., ..., ... ve ...'dan para alarak karşılığında iş takibi yaptığına, yine aynı sanığın kendi hesabından ... numaralı ... ve ... numaralı ... dosyalarına prim yatırdığına, adı geçenlerin prim yatırıldığından haberlerinin olmadığını söylemelerinin çıkar ilişkisini gizleme eğiliminden kaynaklandığına ayrıca ... numaralı ... dosyası için de prim yatırdığına ve bu şahıstan da iş takibi için para aldığına, sonuç olarak atılı suçun işlendiğine, mahkumiyet kararları verilmesi gerekirken beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden ise;
Sanıklardan ...'in Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden önce 12.12.2016, ...'nin 26.10.2020, ...'in ise Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden sonra 09.08.2024 tarihinde öldükleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar Hazine ile ... vekillerinin resmi belgede sahtecilik suçundan ve katılan ... vekilinin rüşvet verme suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteklerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükümlerde katılan Hazine vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Hazine vekillinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen ve esası incelenmeyen Kararların 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2024 tarihinde karar verildi.