"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/145 Esas, 2015/94 Karar
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜM : a) Sanıklardan ... ve ... hakkında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından mahkumiyet,
b) ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
c) ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat,
ç) ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiş, Hazinenin, sanıklara isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı nazara alınarak, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat, katılan ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin sanıklardan ...ve ... haklarında verilen beraat, sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya arasında bulunmakla birlikte bu dosya ile ilgisi bulunmayan, aynı mahkemenin 2009/755 Esas ve 2014/614 Karar sayılı dosyasına ait olduğu anlaşılan bir adet klasörün dosyasına iadesi hususunda mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alındığında; sanıklar hakkında 236/2-(a-b) maddesi uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulmakla birlikte ilgili fıkralarda mal alım ihalelerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup suça konu edimin doğrudan temin usulü ile alınan nakil hizmeti olduğu, sanıklara yönelik isnadın, bu hizmetin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi olmadığı, bu itibarla edimin ifasına fesat karıştırma suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, nakil hizmetinin ifası sırasında taşınan malın eksik teslim edildiği ve TÜPRAŞ Batman Rafinerisinden alınan asfalt bütüm malzemesi yerine kaçak malzeme teslim edildiği yönündeki isnatların sübutu halinde kamu kurumu aleyhine nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, davaya bakmanın, delilleri takdir ve tartışmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu, icrai davranışla görevi kötüye kullanma isnadının da hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
5015 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçunun düzenlendiği, anılan Yasa'nın Ek 3. maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu kanunda yer almayan hususlarda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2007 tarihli ve 2007/57-130 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, aralarında bağlantı olsa dahi sahtecilik dışındaki diğer suçların yargılamalarının kaçakçılık suçu yargılaması ile birlikte yapılamayacağı gözetilmeden, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesine aykırı olarak sanıklar haklarında edimin ifasına fesat karıştırma ve 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan davaların yargılamalarının birlikte yapılması,
Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.