"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1000 Esas, 2021/1162 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2019/530 Esas, 2021/93 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2., 62., 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/1000 Esas, 2021/1162 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/186 Esas, 2017/66 sayılı Kararına karşı süresi içinde yasa yoluna başvurduğuna, görevinin gereklerine uygun davrandığına, ilgili işlem yönünden bir ihmalinin bulunmadığına, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, suç tarihinin istinaf yasa yoluna başvurma süresinin dolduğu tarih olan 08.09.2021 olması gerekirken karar başlığında 02.03.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucu, eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2024 tarihinde karar verildi.