Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1) Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2018 tarihli ve 2017/642 Esas, 2018/445 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, yine aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince sanık hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.

2) Sanığın istinaf istemi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/2682 Esas, 2018/3095 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; katılanın kardeşinin soruşturma aşamasında alınan beyanında da ifade ettiği üzere hükmün temyiz edilmemesini talep ettiğine, kararın temyiz edilmemesinin katılanın hak ve menfaatlerine uygun olduğuna, bu nedenle görevi ihmal suçunun unsurlarının oluşmadığına, tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

İzmir Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın müdafiiliğini üstlendiği, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-(a), 192/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.08.2016 tarihli ve 2016/366 Esas, 2016/348 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.10.2016 tarihli, 2016/10 Esas ve 2016/16 sayılı Kararını süresinde temyiz etmeyerek görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın alınan savunmasında, söz konusu dosyada sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı, lehe olan tüm hükümlerin uygulanması ayrıca katılanın kardeşinin kendisine gelerek katılanın söz konusu kararın temyiz edilmemesi talebini ilettiğini bu nedenle kararı temyiz etmediğini beyan etmesi ve katılanın kardeşi olan tanık ...'nın Cumhuriyet savcılığında yeminli olarak alınan beyanında abisi olan katılanın talebi doğrultusunda abisinin kararın temyiz edilmemesi yönündeki talebini sanığa ilettiğini doğruladığı, tanık bu beyanını kovuşturma aşamasında değiştirmiş olsa da şüphe oluştuğu, şüphenin mutlaka sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair şüpheden arındırılmış, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.09.2024 tarihinde karar verildi.

***