"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1962 Esas, 2021/1532 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/307 Esas, 2020/207 sayılı Kararı ile; sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
2)Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/1962 Esas, 2021/1532 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesine ait hüküm fıkrasının tekerrür uygulamasına ilişkin 6. paragrafının hükümden çıkarılarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, temlik sahibi olan müvekkilinin 2 yılı aşkın süreli ceza aldığından cezaevinde olduğunu, dolayısıyla fiili imkansızlık nedeniyle temliğin yerine getirilemediğini ayrıca katılanın müvekkiline hiçbir borcun kalmadığına dair ibraname verdiğini, bu nedenle suçun oluşmadığını, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2024 tarihinde karar verildi.