"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59/son ve 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2016/203 Esas, 2016/289 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.01.2017 tarihli ve 2017/61 Esas, 2017/48 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkil sanığın katılanın talepleri doğrultusunda hareket ettiğine, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan icra takibinin müvekkilince yenilendiğine, katılanın haciz tutanağında imzasının bulunmamasının yapılan işleme rızasının bulunup bulunmadığının göstergesi olmadığına, katılanın müvekkiline masraf ödemesi yapmadığına, Antalya Barosu Disiplin Kurulunca disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair verilen kararın yargılama makamınca dikkate alınmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Katılanın 04.07.2012 tarihli hacze katıldığı, katılan imtina etmiş olmakla birlikte kamu görevlilerce imzalanan haciz tutanağının içeriğine ilişkin bir sahtecilik iddiasının da bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin 5. fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.