Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1347 Esas, 2021/1272 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2020/263 Esas, 2021/65 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50, 52/2. maddeleri gereği 2.230 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince 37 gün süreyle hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1347 Esas, 2021/1272 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; sanık ile katılan arasında avukatlık sözleşmesi bulunmadığına, katılanın sanığı azletmediğine, eylemin görev suçu olduğuna dair bilirkişi raporu alınmadığına, katılanın zararının olmadığına usul ve yasaya aykırı mahkumiyet kararının bozulması lüzumuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi sanık ve müdafiinin temyiz itirazları yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.11.2024 tarihinde karar verildi.

***