"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4313 Esas, 2021/532 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak, müşteki ...'na yönelik eylem nedeniyle beraat, diğer müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan katılma talebi karar bağlanmayan Adalet Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçtan verilen mahkumiyet hükmünün Adalet Bakanlığı adına hazine vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trabzon 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2016/43 Esas, 2018/94 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1, 62. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. maddeleri gereği hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Sanık ve katılan Adalet Bakanlığı vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2018/4313 Esas, 2021/532 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın, katılan ...'na yönelik eylemi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince atılı suçtan beraatine, diğer müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249/1, 43/1, 62. maddeleri gereğince atılı suçtan 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. maddeleri gereği hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz talebi, sanığın eylemlerinin farklı mağdurlara karşı olması nedeniyle eylem sayısı kadar suç işlediğine ve katılan ...'e yönelik atılı suçu işlediğinin sabit olması sebebiyle eksik inceleme sonucu verilen beraat kararının kaldırılması ile sanığın her bir eylem için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Katılan ...'na yönelik eylem nedeniyle verilen beraat hükmü yönünden
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik eylemler nedeniyle verilen mahkumiyet hükümleri yönünden
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılanlar ..., ..., ... arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılanlar tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın alacaklı olan katılanlar vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takiplerinden ve icra dosya borçlusu ile yapılan sözleşmeye istinaden tahsil ettiği paraları müvekkillerine vermeyerek uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
A. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümde katılan Adalet Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümlerde katılan Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2018/4313 Esas, 2021/532 sayılı kararın sanık hakkında verdiği ve esası incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.