Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/117 E., 2022/175 K.

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne izafeten ...

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2020/3921 Esas, 2020/1709 sayılı bozma Kararı öncesinde, davadan haberdar edilen Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün vekili veya temsilcisi marifetiyle duruşmalara katılmadığı ve katılma talebinde de bulunmadığı, bu nedenle de anılan kuruma izafeten ... vekilinin hükmü temyiz hakkının olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Suç ve sanıklar yönünden fiili, hukuki bağlantı olduğundan Dairemizin 2022/5019 Esas sırasına kayıtlı dava dosyası ile birlikte yapılan incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği ve görevsizlik kararı ile eylemin genişletilemeyeceği hususları ile Gömeç Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2010 tarihli ve 2010/140 Esas, 2010/54 numaralı İddianamesiyle "...şüpheli tarafından tesisin kurulu bulunduğu Gömeç ve Burhaniye ilçelerinde faaliyet gösteren akaryakıt bayileri yerine gereksiz akaryakıt harcamak suretiyle Gömeç ilçesine 30-35 km civarında uzaklıkta Edremit ilçesinde faaliyet gösteren Aysen isimli akaryakıt firmasından alındığının, araçlara ait yapılan görevlerle ilgili taşıt görev emri ya da hangi tarihlerde hangi görevlere gittiğine dair kayda dayalı bir bilgi bulunmadığının, bu şekilde araçların amaçları dışında gereksiz ve usulsüz olarak kullanıldığının..." belirtildiği ve sanığın yalnızca bu eyleminin dava konusu edilerek, mahkemece sübutu kabul edilen sahte fatura kullanmak suretiyle almış olduğu avansları kullanarak zimmet suçunu işlediğine yönelik herhangi bir anlatım bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın iddianamede dava konusu edilen eyleminin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin durma süresi eklendiğinde dahi dolduğu anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***