"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/138 Esas, 2022/44 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜMLER : Atılı suçlardan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/190 Esas sayılı birleşen dava dosyası
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2012 tarihli ve 2012/96259 Soruşturma, 2012/40199 Esas, 2012/2231 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2013/8 Esas, 2014/120 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
3.Bahse konu kararın sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.04.2021 tarihli ve 2017/3790 Esas, 2021/2172 sayılı Kararı ile bozulmasına, bozma sonrası İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli, 2021/190 Esas ve 2021/330 sayılı Kararı ile davanın bozma ilamında bahsi geçen incelemeye konu bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
B. 2021/138 Esas sayılı asıl dava dosyası
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2012 tarihli ve 2012/99127 Soruşturma, 2012/41637 Esas, 2012/2293 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 204 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2013 tarihli ve 2012/48192 Soruşturma, 2013/5317 Esas, 2013/273 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/91 Esas, 2013/424 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2013/13 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.08.2013 tarihli ve 2013/42292 Soruşturma, 2013/28690 Esas, 2013/1494 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2013 tarihli ve 2013/358 Esas, 2013/443 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2013/13 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2013 tarihli ve 2013/109311 Soruşturma, 2013/44598 Esas, 2013/2309 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2013/488 Esas, 2013/441 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2013/13 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
5.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2014 tarihli ve 2014/989 Soruşturma, 2014/1628 Esas, 2014/61 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2014 tarihli ve 2014/51 Esas, 2014/11 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2013/13 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6.İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2014 tarihli ve 2013/13 Esas, 2014/345 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
7.Bahse konu kararların, sanık müdafii, katılanlar Hazine, ... ve ... Karo Briket Akaryakıt İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30.03.2021 tarihli ve 2020/3622 Esas, 2021/1480 sayılı Kararı ile bozulmasına, bozma sonrası İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/138 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddenin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın eksik inceleme ile verildiğine, atılı suçların sübuta ermediğine, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığına, zimmet suçunun nitelikli halinin somut olayda oluşmadığına, sahtecilik suçu yönünden, belgeler üzerinde bulunan imzalar müvekkiline ait olduğundan atılı suçun unsurlarının meydana gelmediğine, bilirkişi raporunun eksik olduğuna ve temyiz aşamasında re'sen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde İzmir 2. İcra Dairesinde müdür olarak görev yapan sanığın, değişik tarihlerde icra takip dosyalarında alacaklı olarak görünen kişilere herhangi bir ödeme yapılmadığı halde reddiyat makbuzlarının altına hayali isimler yazarak veya bu kısmı boş bırakarak onlara ödeme yapılmış gibi göstererek ve resmi belgede sahtecilik yaparak toplam 140.555,92 TL parayı zimmetine geçirdiği, böylece zincirleme olarak nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddialarıyla hakkında kamu davaları açıldığı ve atılı suçlardan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın üzerine atılı suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmeyen ..., ... Akaryakıt İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti., Teb Tüketici Finans A.Ş., ..., ... T.A.Ş., ... A.Ş., Girişim Varlık Yönetimi A.Ş., ..., ... ve Türk Telekom A.Ş'nin kamu davasına katılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdirine yasal olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
Sanık aleyhine temyiz bulunmayan ve Dairemizin 30.03.2021 tarihli, 2020/3622 Esas ve 2021/1480 Karar sayılı ilamı ile bozulan İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2014 tarihli ve 2013/13 Esas, 2014/345 sayılı mahkumiyet Kararında, sanığın kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, 08.03.2022 tarihli son hükümde kazanılmış hakkı gözetilmeyerek sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/138 Esas, 2022/44 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının "A" bendinin (3) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca aleyhe değiştirme yasağı ile kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi ve hüküm fıkrasının vekalet ücretine dair "F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L ve N" bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.