"İçtihat Metni"
Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ... ve ... ...'ın beraatlerine, sanıklar kendini vekille temsil ettirdiğinden 4.080,00 Türk lirası vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2021 tarihli ve 2018/388 Esas, 2021/697 sayılı Kararının;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25/11/2021 tarihli ve 2018/525 esas, 2021/5857 karar sayılı ilamında yer alan, “...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklindeki açıklamalar ile 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında sanıklar Hayrettin Dalkıran ve Yüksel Güneş'in aynı avukat tarafından temsil edilmesinin yanı sıra, sanıklar ... ve ... ...'ın da aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması karşısında, her bir sanık müdafi için tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 03/08/2022 gün ve 94660652-105-70-5655-2022-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte gönderilmekle gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma kanun yolu temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olup amacı, ülke sathında uygulama birliğine ulaşılması, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesidir. Bu kanun yoluna başvurabilmenin ilk ve temel koşulu verilen hüküm veya kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Öte yandan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 tarihli ve 2012/11-1322 Esas, 2013/421 sayılı Kararında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması şahsi hak olma niteliğini değiştirmeyeceğinden ve kişisel hakka ilişkin olan kararın vekalet ücretine yönelik kısmı kanun yararına bozma isteminin konusu olamayacaktır.
Açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma isteminin şahsi hak niteliğinde olan vekalet ücretine ilişkin olduğu anlaşılmakla, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16/09/2021 tarihli ve 2018/388 Esas, 2021/697 sayılı Karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.