Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/119 Esas, 2015/509 Karar

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşma isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı, adı geçen Bakanlığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu gözetilerek, Dairemizin 2023/23 Esas sırasında kayıtlı aynı mahkemenin 2014/181 Esas sayılı davası ile temyize konu bu dava arasında sanık ve suç yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; 21.04.2014 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli, 2014/181 Esas ve 2015/121 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, bu kararların temyiz edilmesi üzerine söz konusu davanın temyiz incelemesi için Dairemizin 2023/34 Esasına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, 21.04.2014 tarihli iddianame içeriğine göre suç tarihinin 2012 olması karşısında, suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da dikkate alınıp derdest olan davaların birleştirilmesi, suçun sübutu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek sanığa verilecek cezada aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince artırım yapılarak hukuki kesinti, zincirleme suç ve mahsup hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun zarar göreni olan İçişleri Bakanlığının kamu davasına katılma hakkının bulunduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde usulüne uygun bildirim yapılmadan, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanık hakkında zimmet suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesine göre indirim sonrasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 9 yıl 4 ay 15 gün yerine 8 yıl 16 ay 15 gün olarak belirlenmesi,

Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar Belediye ve Bakanlık ile suçtan zarar gören Bakanlık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden esası incelenmeyen, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***