"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/406 Esas, 2022/5 Karar
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : Eylemlerin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet (sanık ... hak.), zimmet suçundan beraat (sanık ... hak.)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan cezanın miktarına nazaran sanık ... müdafiinin duruşma talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde Eğil ilçe tarım müdür vekili olarak görev yapan sanığın, 2004 yılında doğrudan gelir desteği uygulamasında diğer sanık ile birlikte görevlendirildikleri ancak; Eğil Kaymakamlığının 02.06.2004 tarihli ve 2004/24 sayılı yazısı ile Hizmet Birliği Başkanlığı adına bağış toplamak üzere hakkındaki beraat hükmü onanarak kesinleşen diğer sanık ...'na görev verildiği, para tahsil yetkisinin de bu şahsa ait olduğu anlaşılmakla, sanık ...'ın dava konusu somut olayda koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunmadığı, yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediği, bu itibarla suça konu bağış paralarını tahsil ederek söz konusu paraları mal edinmek suretiyle kendisine yarar sağlama şeklindeki eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine hükümler içeren 765 sayılı Kanun'un 510. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçu kapsamında kaldığı, bu suçun Kanun'da öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu ve suç tarihi olan 2004 yılı ile hüküm tarihi arasında da bu sürenin dolduğu nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla suç vasfında da yanılgıya düşülerek zimmet suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.