Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına nazaran sanık ... müdafiinin uygun görülmeyen duruşma talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/468 Esas, 2020/219 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ...'in zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereği 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına ayrıca 58. maddesine göre tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.

2)Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2021/61 Esas, 2021/140 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Müvekkilinin üzerine atılı suçun hukuki niteliğinin değiştiği hususunda ve zincirleme suç hükümlerine ilişkin açıkça ve anlaşılır şekilde mahkemece bilgilendirilmediği, sanığın yüzüne karşı sabıka kayıtlarının okunmadığı, sulama birliği yönetim kurulu üyeleri, denetleme kurulu üyeleri ile meclis üyelerinin beyanlarının alınması gerektiği, sadece şikayetçilerin beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, geçici işçilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilerek mahkeme huzurunda maaş ödemelerini nasıl aldıklarına dair bilgi ve görgülerinin sorulması gerektiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi lüzumu ile sair hususlara ilişkindir.

Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu, sanıkların zimmet suçunu işlediği ve sair hususlara dairdir.

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar ..., ... ve ...'in diğer sanık ... ile birlikte hareket ettikleri, bütün sanıkların çiftçilerden belgesiz olarak tahsilat makbuzu vermeden kullanılmış su ücreti adı altında haksız kazanç elde ettikleri, sanıkların beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve sair hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE

1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik katılanlar Hazine ile ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelemesinde;

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar Hazine ile ... vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2)Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde;

Erdemli Kocahasanlı Sulama Birliğinde başkan olarak görev yapan sanık hakkında, makbuz ve belge vermeden su ücreti tahsilatı yaptığı ancak bu ücretin birlik giderlerine harcandığını belgelendiremediği iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan ve Asliye Ceza Mahkemesince de eylemlerin zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verilen kamu davasında; sulama birliği başkanı olan sanık ...'ın savunmasında, tahsil ettiği paralar hakkında makbuz vermediğini ve geçici işçilerin maaşını elden ödediğini, daha önceki yönetim bu şekilde uygulama yaptığı için kendisinin de bu yönde işlem yaptığını belirtmesi karşısında, sanıktan önceki dönemde su tahsilatı ve belgelendirilmesi usulünün nasıl olduğu hususunda o dönemin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, sanık ... suç tarihindeki yönetim kurulu üyelerinden; sanığın savunmasında geçen geçici işçilerin kim oldukları, ne iş yaptıkları ve ne kadar ödeme yapıldığının sorulması, geçici işçilerin kimlik bilgilerinin tespit edilmesi halinde işçilerin de bu konularda ayrıntılı beyanının alınması, yapıldığı iddia edilen işlerin gerçekten yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve sulama birliğine ait defter ve belgelerin getirtilmesi sonrasında gerekirse dosyanın kül halinde konunun uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilerek zimmet miktarının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1)Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle kararlarda, katılanlar Hazine ile ... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2)Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.05.2025 tarihinde karar verildi.

***