"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zimmet, resmi belgede zincirleme sahtecilik
HÜKÜMLER : Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyet
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın 18.12.2020 tarihinde öldüğü UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu dikkate alınarak hükümlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereği sanık hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Zimmet suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu "7 yıl 9 ay 22 gün" yerine "8 yıl 8 ay 22 gün" hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca 2 numaralı hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 5. paragrafında yer alan "8 yıl 8 ay 22 gün" ibaresinin "7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün DOĞRUDAN ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın atılı suçu kabul etmeyip kooperatifin parasal işlemlerinin kooperatif başkanı olan hakkındaki mahkumiyet hükümleri bu ilamla kesinleşen sanık ... tarafından yürütüldüğünü savunması ve dosya kapsamıyla da bu durumun doğrulanması karşısında, sanık savunmasının aksini kanıtlayan mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığından yüklenen suçlardan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve Yargıtay bozma ilamına yanlış anlam yüklenerek gerekçeden yoksun biçimde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Zimmet suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu "7 yıl 9 ay 22 gün" yerine "8 yıl 8 ay 22 gün" hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.