Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/661 Esas, 2023/275 Karar

KATILANLAR : Hazine, ...

SUÇ : Tefecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet, ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış olup, Hazinenin dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmediği ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca bu suçtan verilen hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, Hazine vekilinin dolandırıcılık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,

İncelemenin katılan sanık müdafiinin müvekkili sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan ... vekilinin sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü açısından vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığa isnat edilen dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23.12.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,

Sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/6861 Esas, 2021/2203 Karar sayılı bozma ilamında; maddi gerçeğin tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanık hakkında tefecilik yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle ayrıntılı araştırma yaptırılması, vergi mükellefi ise ilgili vergi dairesine yazı yazılarak, suç tarihini kapsar şekilde vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi gerektiği, somut olarak gerekçeleri açıklanmadan bir kısım yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilip alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmesine rağmen, sanık ... hakkında kollukça düzenlenen tutanakta tefecilik suçuna ilişkin yapılmış bir araştırma bulunmaması, ilgili vergi dairesinin müzekkere cevabından sanığın vergi kaydı bulunduğu anlaşıldığı halde vergi inceleme raporu düzenlettirilmemesi, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak bir kısım yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilmesi ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi suretiyle bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği cezadan indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,

Kasıtlı suçtan hapis cezasına hükmedildiği halde TCK'nın 53/1-2-3 madde ve fıkralarında yer alan hak yoksunluklarının uygulanmaması,

Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu halde kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***