"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/355 Esas, 2023/311 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 ... Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilirken 53/1-d yerine 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 ... Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 5271 ... Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin altıncı paragrafında yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin kısımdaki ''53/1-a'' ibarelerinin ''53/1-d'' şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 06.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 21.09.2023 tarihli, 2022/8182 esas ve 2023/8828 ... kararı ile duraksamasız uygulamalarında; suç tarihlerinde sanıkların fiilen kooperatifin işleyişindeki görev ve sorumlulukları ile kooperatifin parasal iş ve işlemleriyle yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesi sonucunda parasal işle ilgilenen ve fiilen bu işi yapan failin sorumlu olacağı kabul edilmektedir.
Mahkemece, sanıklar ..., ... ve ...'in görevleri gereği kendilerine teslim edilen kooperatife ait parayı Ege Harita Mülk.Müş.LTD.ŞTİ'ye vermek suretiyle amacı dışında kullandıkları kabul edilmiş olmakla birlikte üçüncü kişi olarak parayı zimmetine geçirdiği ve YARARI SAĞLADIĞI KABUL EDİLECEK fail ya da faillere ilişkin işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Sanık ...'in kooperatif yönetim kurulu başkanı, ...'in muhasip üye, ... ...'nin de yönetim kurulu üyesi olduğu, şikayetten sonra cevabi savunma beyanlarında genel olarak ... ve ...'in birlikte aynı dilekçede yer aldığı, sanık ...'nin 20.07.2006 tarihli dilekçesinde zimmete konu şirkete yapılan ödemelere ilişkin çeklerin başkan ve diğer sanık ... tarafından düzenlendiğini, bu düzenleme öncesinde yönetim kurulu olarak karar alındığını, şifahi olarak kendisinin Ankara'da bulunması nedeniyle arandığını, deftere geçirilen bu kararları Didim'e gittiği tarihte imzaladığını, kooperatif başkanı ve yüklenici firma yetkilisinin gerekli ölçüm ve işlemleri yaptığını, kendisine telefonla başkana bildirdiğini, kooperatif başkanı ve avukatı ile firmaya ve belediyeye işlemlerin hangi aşamada olduğuna ilişkin görüşmelerin yapılmış olduğunu, firma yetkilisinin de işlerin yolunda gittiğini belirttiğini, belediyeye durumu sorduklarında da belediye görevlilerinin anlaşma yapılan firmaya bilgi verebileceklerini ifade etmesi üzerine Didim'den ayrıldığını, daha sonraki aşamalarda bu işlemleri birebir takip eden başkana Ankara'dan telefon ettiğinde başkanın kendisine yüklenici firma ile sürekli görüştüğünü, firmanın tapuları Nisan ayı içerisinde vereceğini, bir aksilik olmadığını ve her şeyin yolunda gittiğini savunduğu, sanık ...'nin tüm aşamalarda Ankara'da ikamet ettiğini, istemediği halde yönetim kurulu üyesi seçildiğini, kooperatifin bulunduğu yere birkaç kez gittiğini ifade ettiği, sanık ...'nin dilekçesinde adını zikrettiği kooperatif avukatı ... ... ...'nın Ankara Ağır Ceza Mahkemesince talimatla alınan 26.06.2009 tarihli ifadesinin ekindeki aynı günlü havaleli dilekçesinde sanık ...'yi doğruladığı, kooperatif başkanı ...'i telefonla aradıklarında başkanın kendisine bir aksilik olmadığını, her şeyin yolunda gittiğini, yüklenici firmanın projelerini onaylattığını ...söylediğini, Ankara'dan telefonla başkanı arayıp gelişmeleri birlikte sorup bilgi aldıklarını, sanık ...'nin siteye geldikçe karar defterinde kendisine açılan yere imza attığını, emekli memur olduğu için maddi imkansızlıklar nedeniyle kendisinin duruşması nedeniyle özel aracıyla o bölgelere gittiğinde ancak o zaman sitenin işleriyle ilgilendiğini, yüklenici firma hakkında yaptıkları dolandırıcılık suçundan şikayetin savcılık makamınca olayın hukuki mahiyette olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiğini belirttiği,
Sanık ...'nun 12.12.2014 havale tarihli savunma dilekçesinde de benzer şekilde ödenecek çeklere ilişkin karar defterine bir gün önceden başkan tarafından karar yazılıp önce başkanın imzaladığını sonra birlikte iken kendisinin imzaladığını, diğer başkan yardımcısının Ankara'dan üç dört ayda bir geldiğini, başkanın gösterdiği yerlere karar defterine imza kısmına imzasını atıp eksikliği giderdiğini, 76 yaşında olduğunu, zimmet kastıyla hareket etmediklerini, firmanın kendilerini dolandırdığını sonra anladıklarını, alacağın tahsili için açılan davanın yeni yönetimce kazanıldığını ancak icraya konulmadığını beyan ettiği,
Anlaşılmaktadır.
Oluş ve dosya kapsamına göre; dosyadaki bilgilerden işlerin fiilen sanık başkan ... tarafından yürütüldüğünün anlaşıldığı, anılan kararların ve buna bağlı çeklerin öncelikle sanık ... tarafından imzalanıp daha sonra kararların diğer sanıklara imzalatıldığı anlaşılmış olduğundan sanıklar ... ve ... ...'nin müsnet suça iştirak ettiklerine dair savunmanın aksine yeterli delil bulunmadığı gözetilerek bu sanıkların beraatine, sanık ...'in ise sözleşme imzalanan firmanın batması nedeniyle işlerin yerine getirilemediğini, iddianameler üzerine yerine getirilmeye çalışıldığını beyan ettiği, firmaya yapılan ödemelere ilişkin açılan hukuk davasının kabulle sonuçlandığı, ödemelerin kayıtlardan açıkça anlaşıldığı, gizlenmeye çalışılmadığı gözetilerek zimmet kastıyla hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi, eyleminin firma hakkında gerekli incelemeleri ve araştırmaları yapmadan işler tam yapılmadan ödeme yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle görevi kötüye kullanma niteliğinde olup olmadığı tartışıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması isabetsiz olup hükümlerin bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluğun aksi yöndeki kabulüne iştirak edilmemiştir.