"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1049 Esas, 2023/1339 Karar
KATILANLAR : Hazine, ...
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların tefecilik suçundan beraatlerine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/153 Esas, 2021/557 sayılı Kararı ile; sanıkların tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.
2)Sanıkların ve katılan ... vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılama neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2022/1049 Esas, 2023/1339 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre sanıkların beraatlerine karar verilmek suretiyle aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekili, eksik araştırma ve incelemeyle sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararları temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
İlk derece mahkemesince sanıkların atılı suçtan cezalandırılmalarına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı ve sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin hükmün B ve C bentlerinin tümden kaldırılarak yerine sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine dair ibare eklenmek suretiyle sanıkların istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Hükmün düzeltilmesi sonrasında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının birlikte bir bütün halinde sanıkların cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi ve kendi arasında çelişki oluşturması nedenleriyle kararların 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni bir hüküm kurulması sonrasında anılan kararlara yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası kısmının hükümden çıkartılıp sanıkların beraatlerine dair ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi fakat sanıkların mahkûmiyetlerine dair anlatımı içeren gerekçenin hükümden çıkartılmaması suretiyle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde kararlar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle kararlarda katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2024 tarihinde karar verildi.