Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/698 E., 2023/886 K.

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/138 Esas, 2023/42 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1, 62/1, 50/1-a, 52/1-4. madde ve fıkraları uyarınca 93 gün karşılığı 4.650,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/698 Esas, 2023/886 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, yasal süresi geçtikten sonra itiraz dilekçelerini sunduğuna dair mahkeme kabulünün hatalı olup bu sürenin hesabında, UYAP üzerinden gönderilen evrakın mahkeme kalemi tarafından kabul edildiği tarihin değil sanık tarafından gönderilme tarihinin esas alınması gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince, soruşturma izninde muahezesine yer olmadığı belirtiliği halde sanığın Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2010/216 Esas sayılı dosyasında 21.09.2010 tarihli duruşmada davacının cevaba cevaplarına karşı beyanda bulunması için verilen süreye karşın beyanda bulunmadığı şeklindeki eylemin de teselsüle dahil edilmesi sonuca etkili olmadığından, diğer taraftan kovuşturma izninde yer almasına rağmen sanığın Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan dava dosyası sonucunda verilen hükmün icrası için Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2017/10811 sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip sırasında, takibe dayanak hükmü tehir-i icra talepli olarak istinaf etmesinin ardından Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen 22.09.2017 tarih ve 2017/2755 sayılı icranın geri bırakılmasına dair kararı, Ankara 11. İcra Müdürlüğü tarafından verilen mehil içerisinde takip dosyasına sunmadığı ve Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/482 Esas sayılı şikâyet davasının toplam 5 duruşmadan oluşan celselerinin tamamına mazeret bildirerek katılmadığı yönündeki iddialar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirme yapılmamış olması hem sonuca etkili görülmediğinden hem de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylem itibarıyla, katılanın giderilmesi gereken somut ve maddi bir zararının belirlenmediği ve hükmün gerekçesinde sanığın görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğunun kabul edildiği gözetilerek, aynı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "katılanın zararının giderilmemiş olması nedeniyle" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/698 Esas, 2023/886 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.12.2024 tarihinde karar verildi.

***