"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/163 E., 2022/441 K.
SUÇ : Sanıklardan ... hakkında tefecilik, ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında tefecilik suçundan beraat, ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında ölüm nedeniyle verilen düşme hükmüne yönelik temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07.05.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak; suç tarihinin 29.11.2014 olduğu ve sanığın adli sicil kaydında suç tarihinde kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, adli sicil kaydında yer alan Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2013 tarihli ve 2009/82 Esas, 2013/68 sayılı Kararı ile kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suç tarihinden sonra 09.05.2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla sanığın suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydının bulunmadığı ve kasıtlı suçtan mahkum edilmiş olması nedeniyle suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığı şeklindeki gerekçenin olaya uygun olmadığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan aynı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasının (a-b-c) bentlerindeki objektif ve subjektif koşulların oluşup oluşmadığı karar yerinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında, suç tarihinden sonra 9.5.2018 tarihinde kesinleşen Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2013 tarihli ve 2009/82 Esas, 2013/68 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı hakkında şartları oluşmadığı halde gereğinin takdir ve ifası için ihbar kararı verilmesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer almayan Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2013 tarihli ve 2009/82 Esas, 2013/68 Karar sayılı ilamında yer alan kasten yaralama suçundan erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği, dosyanın halen Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/696 Esas sayılı sırasında temyiz incelemesi yapılmak üzere arşivde beklediği gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanık hakkında katılanda kemik kırığı olduğu gerekçesi ile cezada artırım yapılırken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.