Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/181 Esas, 2015/121 Karar

SUÇLAR: Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Kanuni koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, keza suçtan zarar gören Hazine vekilinin 14.05.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra 22.05.2018 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz ve duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 ve 318. maddeleri gereği ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Dairemizin 2022/9476 Esas sırasında kayıtlı aynı mahkemenin 2015/119 Esas sayılı davası ile temyize konu bu dava arasında sanık ve suç yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; 05.05.2015 tarihli iddianame ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/119 Esas, 2015/509 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine söz konusu davanın Dairemizin 2022/9476 Esasına kayıtlı olduğu ve birlikte yapılan incelemede 05.05.2015 tarihli iddianame içeriğine göre suç tarihinin 2012 olması karşısında bu davanın suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da dikkate alınıp derdest olan davaların birleştirilmesi suçun sübutu halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek sanığa verilecek cezada aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince arttırım yapılarak hukuki kesinti, zincirleme suç ve mahsup hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanık hakkında zimmet suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesine göre indirim sonrasında hesap hatası yapılarak cezanın 9 yıl 4 ay 15 gün yerine 8 yıl 16 ay 15 gün olarak belirlenmesi,

Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***