Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/83 Esas, 2022/356 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜMLER : Düşme (sanık Çetin hakkında), beraat (diğer sanıklar hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık ... hakkında verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/1. maddesi kapsamında belirtilen “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi” şeklindeki temyiz edilebilir hükümlerden biri olmadığından, katılan vekilinin bu karara yönelik temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurunun kapsamına göre incelemenin katılan vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat ve düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1)Sanık ... hakkında verilen düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen ölüm nedeniyle düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2)Sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanığın hükümlerden sonra 22.01.2024 tarihinde vefat ettiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun 322 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği sanığın ölümü sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

3)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

Dairemizin 04.03.2021 tarihli ve 2016/6093 Esas, 2021/948 Karar sayılı; "Dosyanın tüm ekleri ile birlikte farklı Sayıştay emekli uzman denetçileri ile yapılan işlere göre belirlenecek olan konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak heyete tevdi ile rehabilitasyon ve optimizasyon işlerinin yapımcı firmalara yaptırılması bakımından hukuki (patent hakkı vb.) ve teknik bir zorunluluk bulunup bulunmadığı, daha sonradan özelleştirilen suça konu santrallerde yapılan işlerin aciliyeti olup olmadığı, ... şirketinin yükleniciler ve idare ile ilişkisi, bu şirketin temsilcisi olduğu uluslararası şirketlerin kurduğu santrallere öncelik verilip verilmediği, ... ve ... firmalarının amili mütehassıs firmalar olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buna ilişkin gerekçe raporları içeriklerinin doğru olup olmadığı, suça konu işlerin kim tarafından ne şekilde yerine getirildiği, taşeron olarak kullanılan firmalarca işlerin ne kadarının ifa edildiği, kullanılan malzemelerin ne kadarının ithal olduğu, geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, yapılan işlerin miktar ve değerleri ile yapılan ödemeler karşılaştırılarak kurum zararına yol açılıp açılmadığı, zarar bulunmakta ise hangi sanığın ne şekilde sorumlu olduğu hususlarını iddia ve savunma ile tarafların iddialarını gözetmek suretiyle detaylıca inceler nitelikte bilirkişi raporu alınıp, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçları yönünden de değerlendirme yapılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği" gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına ilişkin ilamına uyulmasına karar verilmesi sonrasında düzenlenen ve hükme esas alınan 23.08.2022 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen heyette yer alan Sayıştay emekli uzman denetçisinin soruşturma aşamasında düzenlenen 23.05.2011 ve 03.10.2011 tarihli bilirkişi raporlarını düzenleyen heyetlerde de yer aldığının ayrıca heyette yer alan kimya mühendisinin raporun düzenlendiği tarihte, suça konu doğrudan temin alımlarını yapan kurum olan ... Üretim Anonim Şirketinde görev yaptığının anlaşılması karşısında, bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden tarafsız bir bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmeyen rapora dayanılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen 15.07.2014 tarihli beraat kararlarının temyizi üzerine Dairemizin 04.03.2021 tarihli ilamı ile bir kısım ihalelere ilişkin hükümler yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verildiği gözetildiğinde, sanıkların yüklenen tüm suçlardan beraat etmedikleri ve avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği hususları da göz önünde bulundurularak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14/4. maddesi gereği sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Gerekçeli karar başlığında sanık ...'un açık kimlik bilgilerine yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***