Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1561 Esas, 2021/1309 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Bölge Adliye Mahkemesince 20.10.2021 tarihinde yüzüne karşı tefhim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde temyiz yasa yolu açık olarak verilen kararın yasal süre geçtikten sonra 05.11.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2020/104 Esas, 2020/340 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2.Katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/1561 Esas, 2021/1309 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılanın 12.11.2014 tarihinde müvekkilinden hizmet tespiti davası açmasını istediği, öncesinde hizmet tespiti davası açılması için herhangi bir talebinin olmadığı, katılana hukuki durumun açıklandığı ancak katılanın dava açılmasını istemesi üzerine 13.11.2014 tarihinde davanın açıldığı, bu savunmalarının aksine dosya kapsamında hiçbir aleyhe delil olmadığı halde katılanın beyanı esas alınarak hüküm kurulduğu, ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılmasının, katılanın somut zararı bulunmadığından 5271 sayılı Yasa'nın 231. maddesinin uygulanmamasının doğru olmadığı ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar sebebiyle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin yasal süresinden sonra vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.11.2024 tarihinde karar verildi.

***