"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/86 Esas, 2015/279 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin kabulüne, sanık müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hazine vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, suç tarihinde Kastamonu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanı olarak görev yaptığı, katılan ...'ın ise 21.11.2008 tarihinde ...'nun kooperatiften aldığı borca kefil olduğu, borçlunun borcunu ödememesi üzerine katılan hakkında kooperatif tarafından icra takibi başlatıldığı, katılanın takibi durdurmak maksadıyla 17.500 TL parayı elden kooperatif başkanı olan sanığa teslim ettiği ve karşılığında "makbuz ve ibraname" başlıklı sanığın imzası bulunan yazıyı aldığı, kooperatifin katılan hakkında devam eden icra takibinin işlemden kaldırılması için talepte bulunduğu ve böylelikle katılan hakkındaki icra takibinin işlemden kaldırıldığı her ne kadar katılan kefil sıfatıyla bahse konu borcu ödediğini ve bu nedenle icra takibinin işlemden kaldırıldığını düşünse de sanığın bahse konu ödemeyi kooperatif kayıtlarına intikal ettirmediğinin TESKOMB müfettişleri tarafından yapılan denetimde ortaya çıkması üzerine katılan aleyhine yeniden icra takibi yapıldığı ve müfettişler tarafından katılanın beyanına başvurulması ve ibraname ve makbuzu ibrazı üzerine bahse konu paranın sanığın uhdesinde kaldığının anlaşıldığı, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiği, bu itibarla cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/2. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği dikkate alınmadan basit zimmet suçundan hüküm kurularak suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.