"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1644 Esas, 2021/2352 Karar
KATILANLAR : Hazine, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizin 2022/7448 Esas sırasında kayıtlı aynı Mahkemenin 2021/1061 Esas sayılı dava dosyası ile temyize konu bu dava dosyası arasında suç yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunmakla birlikte ele alınarak yapılan incelemede;
28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve Kanun'da üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak farklı uygulama ile mahkumiyet hükmü kurulmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında da belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edilmesi gerektiği, katılanlar vekilinin hükmü "suç vasfına" ilişkin, eylemin rüşvet suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği, kararın bu yönden temyiz kanun yoluna tabi olduğu, temyiz eden katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/20 Esas, 2021/100 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
2) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/1644 Esas, 2021/2352 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi, sanığın eyleminin unsurları itibariyle rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğuna, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Temyiz dışı sanık Mikail Dursun'un satın aldığı taşınmaz üzerindeki muhdesatın terkini için Aliağa Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, hak sahibi olmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verildiği, bu kararı itirazen inceleyen Tapu ve Kadastro 3. Bölge Müdürlüğünce söz konusu kararın eksik incelemeden bozulmasına karar verilmesi üzerine Mikail Dursun'un Aliağa Tapu Sicil müdürü olarak görev yapan sanık ...'ın yanına gittiği, sanığın muhdesatın terkini için kendisinden 10.000 TL istediği, sonraki bir zamanda Adem Kılıç ile birlikte gittiklerinde bu kez 5.000 TL istediği, bu parayı vermeyi kabul etmeleri üzerine sanığın, Mikail'i Lisanslı Harita Kadastro Bürosuna yönlendirmesi neticesinde işlemlerin tamamlanarak muhdesat terkininin gerçekleştirilmesi suretiyle rüşvet alma suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği; işbu dava dosyası ile birlikte incelenen Dairemizin 2023/7448 Esas sayılı dosyasında aynı eylem nedeniyle Adem Kılıç ve Mikail Dursun hakkında verilen beraat hükümlerinin onanmasına karar verildiği gözetilerek, olayın gelişim şekli ve süreci değerlendirildiğinde, sanığın muhdesatın terkini için özel olarak hizmet veren Lisanslı Harita Kadastro Bürosu'na yönlendirme görevinin olmadığı, aşamalarda değişmeyen tutarlı savunmaları gözetilerek masumiyet karinesinin gereği olarak şüphe sanık lehine değerlendirilmek suretiyle atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
1-Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2-Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2024 tarihinde karar verildi.