"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/353 Esas, 2019/396 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/223 Esas, 2019/16 sayılı Kararı ile; değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,
B) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.02.2019 tarihli ve 2019/353 Esas, 2019/396 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
C) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2019/353 Esas, 2019/396 sayılı Kararı ile; temyiz talebinin reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2019/353 Esas, 2019/396 sayılı Kararı ile 16.12.2021 tarihli ek Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanık müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği, kaldı ki sanık müdafiinin 15.12.2021 havale tarihli dilekçesiyle bu süre içerisinde de temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 16.12.2021 tarihli ek kararın kaldırılarak esasın incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.12.2017 tarihli ve 2017/2402 Soruşturma, 2017/590 Esas, 2017/107 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/178 Esas, 2018/99 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/223 Esas, 2019/16 sayılı Kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı neticeten 9.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
4.Sanık ve müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2019/353 Esas, 2019/396 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2019/353 Esas, 2019/396 sayılı ek Kararı ile sanık müdafiinin temyiz talebi reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi, 1136 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince hükmü temyiz etme haklarının olduğu, ek kararın usul ve yasaya uygun olmadığı, ilk derece mahkemesince dosyaya sunulan tüm delillerin dikkate alınmadığı, gerekçede çelişkiler bulunduğu, tanık beyanlarının hükme esas alınması gerektiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, katılanın iddiaya konu süreçle ilgili sanık tarafından bilgilendirildiği, zararın ispatlanamadığı, eylem neticesiyle mağduriyet oluşmadığı, dava açılması için gerekli masrafların sanığa verilmediği ve mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği hususlarına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
19.02.2013 tarihli vekaletnameye istinaden katılanın vekilliğini üstlenen sanığın, alacaklı katılan vekili sıfatıyla, borçlular ... Termal Tur. Ltd. Şti. ve ... haklarında işlemiş faizi ile birlikte toplam 92.405,48 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğünün 2015/53 (yenilemeden önce 2013/4208) sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında, borçlular tarafından yasal süresi içinde 23.09.2013 tarihinde takibe konu borca itiraz edilmesi üzerine takibin durmasının ardından itirazın iptali davası açmadığı gibi 16.01.2015 tarihinde dosyanın yenilenmesinden sonra da takip etmeyerek dosyanın ikinci kez işlemden kaldırılmasına sebebiyet vermek suretiyle alacağın tahsilini güçleştirip geciktirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince; sanığın, icra takibinin durması sonrasında itirazın iptali davası açılması için katılana masraf ödemesi gerektiğini söylediği, katılanın ise bu konuda herhangi bir talimat vermediği yönündeki savunmaya ilişkin olarak, sanığın hukuk bilgisi olmayan ve icra hukukunun işleyişini bilmeyen katılanı itirazın iptali davası hususunda bilgilendirdiğine dair dosyada delil bulunmadığı, tanık beyanları savunmayı kısmen doğrulasa da beyanlarda çelişkiler bulunduğu, savunmaya itibar edilmiş olsa dahi masraf vermeyen katılanın vekilliğinden çekildiğine dair icra dosyası içerisinde bir dilekçe bulunmadığı gerekçeleriyle atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ve müdafiinin bu kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2019/353 Esas, 2019/396 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.