"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/170 Esas, 2018/561 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2) Katılan ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf istemleri üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/777 Esas, 2020/1111 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; Ankara 7. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı hakkında tarafına hiçbir kusur atfedilemeyeceğine, dosya kapsamında zaten belirli aralıklarla tutukluluğa ilişkin değerlendirmeler yapıldığına, dosyada gizlilik kararı olduğuna, isnat edilen suçun şüpheden uzak, somut delillerle ortaya konmadığına, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık müdafiinin aynı gün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması devam eden dosyaları bulunduğundan bahisle 05.11.2018 tarihli mazeret dilekçesi hakkında herhangi bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek yokluğunda hüküm kurulması ile iddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 53/1. madde ve fıkralarının uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma ... tanınmadan aynı Kanun'un 257/2 ve 53/5. madde ve fıkralarının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2016/3709 Esas, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/32049 Soruşturma sayılı dosyalarına ilişkin ihmal niteliğindeki eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında ve değişik zamanlarda gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan sabıkası bulunmamasına rağmen sabıkalı olduğu gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/396 Esas sayılı dava dosyasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 11.10.2011 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu suçun tarihinin 04.01.2017 olduğu ve bu itibarla denetim süresi içerisinde işlenmediği halde, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince mahkemesine ihbarda bulunulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.