"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1743 Esas, 2021/1707 Karar
SUÇ : İhmalî davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/165 Esas, 2020/263 sayılı Kararı ile sanığın ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluğu uygulanmasına hükmedilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2020/1743 Esas, 2021/1707 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hak yoksunlukları bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, katılanın verdiği belgeye dayanarak İş Mahkemesinde tespit davası açtığına, kurumun böyle bir belgenin olmadığı hakkındaki yazısı üzerine hukuki yarar bulunmadığından Mersin Belediyesini davaya dahil etmediğine, hakkında eksik inceleme ile karar verildiğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı Kanun maddesi ve fıkrasının "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 6 numaralı bendinin, mahkemenin uygulaması ve takdiri de nazara alınarak, "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere takdiren 40 gün süre ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.