"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/795 Esas, 2021/836 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/103 Esas, 2021/147 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a, 52/2, 52/4 ve 53/5. maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezasına ve hakkında hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/795 Esas, 2021/836 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrasındaki düzenlemeye göre, sanığın yalnızca aynı maddenin 1. fıkrasının "e" bendindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen tüm hakları kullanmasının yasaklanmasına hükmolunması yönünden hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, dava konusu suçun zamanaşımına uğradığına, katılanın zararının giderildiğine, zarar giderimi sonrası katılanın ilgili Baroya şikayetten vazgeçme dilekçesi sunarak şikayetinden vazgeçtiğine, İlk Derece Mahkemesince bu hususun araştırılmadığına, hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde Ordu Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, Fatsa 2. Noterliğince düzenlenen vekâletnameye istinaden ... İnşaat ve ... isimli firmalar aleyhinde işçi alacağı davası açmak üzere katılanın vekilliğini üstlenip masraflara mahsuben toplam 800,00 Türk lirasını müvekkilinden peşin olarak tahsil ettiği hâlde hiçbir işlem yapmayarak katılanın mağduriyetine neden olması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Suç tarihi, suça konu davanın açılabileceği son gün olan 20.02.2018 olduğu halde gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde, taraflar arasında kurulan vekalet ilişkisinin başlangıç tarihi olan 31.12.2013 olarak gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ünye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.11.2011 tarihli ve 2011/149 Esas, 2011/223 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 07.11.2011 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu bu dosyadaki suçun işlenme tarihi 20.02.2018 olup denetim süresi içerisinde işlenmediği halde 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/1 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.