Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1706 Esas, 2022/1351 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/224 Esas, 2021/204 sayılı Kararı ile; sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2)Sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/1706 Esas, 2022/1351 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık; dosyayı 4 yıl boyunca takip ettiğini, bir duruşmayı kaçırdığı için hakkında görevi ihmal suçlamasında bulunulmasının adalete ve vicdana aykırı düştüğünü, doğrudan doğruya kamu zararı oluşmadığını, ilgili yasa maddesinde değişiklik yapıldığını, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğunun "hükmolunan ceza miktarının yarısından az olamayacağı" cihetle, sanığın 38 gün süreyle 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması yerine 37 gün süreyle yasaklanmaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2024 tarihinde karar verildi.

***