"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1877 Esas, 2022/1724 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2018/445 Esas, 2021/168 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereği 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/1877 Esas, 2022/1724 sayılı Kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık; vekalet ücreti ve masraf ödenmediğini, katılanın ödeme yapamayacağını söylemesi üzerine davanın takip edilmeyeceğini bildirdiğini, 19.01.2017 tarihli duruşmaya Av. ...'ün katıldığını, 13.04.2017 tarihli duruşmadan bilgisi olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle, dava açan belge olan son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadığı, sanık hakkındaki iddianın kovuşturma evresinde mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek sevk maddesi dahi gösterilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/1877 Esas, 2022/1724 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.