Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1212 Esas, 2022/2525 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/50 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. madde ve fıkrası gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1 ve 53/5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına, 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.

2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/1212 Esas, 2022/2525 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkemeye sundukları belgedeki parmak izinin katılana ait olduğuna dair Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/1167 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi gerektiğine, katılanın herhangi bir hak kaybının ve zararının olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi lüzumuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine avukatlık mesleğinin sağlamış olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.11.2024 tarihinde karar verildi.

***