Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/570 Esas, 2022/1232 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2018/939 Esas, 2021/767 sayılı Kararı ile; sanığın tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.

2)Katılan Vergi İdaresi Başkanlığı vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/570 Esas, 2023/1232 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/2-1, 62 ve 52/1-2. maddeleri gereği 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, mahkeme tarafından sanık ve suçtan zarar gören anlatımları ile dosyadaki kayıtlar yeterince incelenmeden yalnızca soyut mahiyetteki Vergi Suçu Raporuna dayanılarak karar verildiğini, bu şekilde usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına bağlı İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının, 26.08.2017 tarihli ve 2017-A-7868/14 sayılı vergi tekniği raporunda da belirtildiği üzere, sanığın 2015 yılı içerisinde suçtan zarar görene 369.750,00 TL borç para verdiği, geri ödemesinin 2015 yılı içerisinde yapıldığı ayrıca 31.12.2015 tarihinde banka yoluyla EFT şeklinde borç olarak gönderilen 106.000,00 TL'nin geri ödemesinin 04.11.2016 tarihinde gerçekleştiği, sanığın 2015 yılında elde ettiği faiz gelirinin 28.174,03 TL olduğu, bu farkın faiz ve eylemin tefecilik olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; Vergi Müfettiş Yardımcısı ve mahkeme tarafından dinlenen suçtan zarar gören ...'ın sanıktan faiz karşılığında para almadığını beyan etmesi yine sanığın savunmalarında, olay tarihlerinde ...'a paralar verdiğini kabul etmekle birlikte faiz almadığını beyan etmesi karşısında, sanık ile suçtan zarar gören ... arasında faiz anlaşması olduğuna, kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verildiğine dair soyut iddia dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.10.2024 tarihinde karar verildi.

***