"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1)Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/288 Esas, 2021/563 sayılı Kararı ile sanığın icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi gereği hakkında hâk yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/90 Esas, 2022/1743 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
Sanık ve müdafinin temyiz istemleri sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve sair hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde Antalya Barosu'na kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, 30.11.2018 tarihli 15.000,00 Türk lirası ve 30.12.2018 tarihli 14.000,00 Türk lirası bedelli senetlerin tahsil işlemlerini yapmak ve icra takibi başlatmak üzere teslim aldığı hâlde icra takibi başlatmayıp, gereğine tevessül etmediği gibi 19.12.2018 tarihinde azledilip talep edilmesine rağmen senetleri iade etmeme şeklinde sübut bulan eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, bu hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken hangi hâk ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2024 tarihinde karar verildi.