Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1) Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2019/107 Esas, 2021/297 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1, 62 ve 50. maddeleri uyarınca 225 tam gün karşılığı 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

2) Sanığın istinaf istemi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/2456 Esas, 2022/2808 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; savunma hakkının kısıtlandığına, eski birlik başkanının tanık olarak dinlenmediğine, bilirkişi raporu, mütalaaya karşı beyanları ile tanık ...'in beyanı mahkemece dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, mükerrer icra takibi yapılmasına kendisinin sebep olmadığına, birliğin yeni vekili aracılığıyla borcunu ödeyen kişilere mükerrer icra takibi yaptığına, kastı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, davanın zamanaşımına uğradığına, suçun uzlaşmaya tabi olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanık avukatın Esetçe 2. Grubu Köyleri İçme ve Kullanma Suyu Birliği'nin vekilliğini yaptığı dönemde, birliğe borcu olan katılanlar aleyhine icra takibi başlattığı, katılanlara haricen yapılan tahsilatlara istinaden borcun kalmadığına ilişkin tarafınca düzenlenmiş belgeler verdiği, ayrıca icra takibine konu senetleri de katılanlara iade ettiği, buna rağmen Birlik tarafından atanan yeni vekil aracılığıyla katılanlar aleyhine icra takibinin yenilendiği, katılanlar hakkında mükerrer icra takibi yapanın sanık olmadığı gibi tahsilatı katılanların da takip dosyasına bildirilebileceği, keza sanık avukatın birlikten alacağının olduğu, alacağına binaen hapis hakkını kullandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Hüküm fıkrasında, adli para cezasının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesine yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğunun "hükmolunan ceza miktarının yarısından az olamayacağı" cihetle, sanığın 113 gün süreyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması yerine 112 gün süreyle 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmolunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.09.2024 tarihinde karar verildi.

***