"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2366 Esas, 2022/2853 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizin 2022/2120 Esas sırasında kayıtlı aynı mahkemenin 2021/540 Esas sayılı dosyası ile temyiz incelemesine konu bu dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;
İddianame ile duruşma gün ve saati tebliğ edilmesine rağmen usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve bu itibarla hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, keza 3628 sayılı Kanun'un gerek 7417 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi gerekse değişiklik sonrası 18. maddesinde "... ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir." hükmünün yer aldığı kamu görevlisi olmayan ancak sanık ... bakımından İçişleri Bakanlığının ilgili kamu kurumu sayılamayacağı, açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkının olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından vekilinin, bahsi geçen sanık hakkında kurulan hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan ... vekilinin bu sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli ve 2021/570 Esas, 2022/418 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
Katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/2366 Esas, 2022/2853 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında verilen hükmün eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, olay tarihinde ... İlçe Emniyet Amiri olarak görev yapan sanık ...'in, gece vakti kuru sıkı silahla havaya ateş etmesi sebebiyle yakalanıp ...'ne getirilen diğer sanık ...'a, emniyetin çevre aydınlatması nedeniyle ... Caddesi üzerinde bulanan elektrikçiye 190 TL borcun ödenmesi halinde işlem yapmadan serbest bırakacağını söylediği ve ardından bu teklifi kabul eden ...'nin masanın üzerine bıraktığı 200 TL parayı sanık ...'in alarak hakkında Kabahatler Kanuna göre herhangi bir idari işlem yapmadığı iddia olunan olayda; dosya kapsamından sanık ...'un kuru sıkı silahla ateş etmesi nedeniyle idari yaptırım kararının uygulanmasını gerektirir bir durumun olup olmadığının tam olarak tespit edilememiş olması karşısında, kamu görevlisi olan sanığa isnat olunan fiilin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suç için belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre suç tarihinin 06.05.2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin tüm sanıklar, katılan vekilinin ise sanık ... kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2025 tarihinde karar verildi.