Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/222 Değişik iş

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

KANUN YARARINA BOZMA

... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/222 Değişik iş sayılı Kararı ile sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.09.2022 tarihli ve 2022/443 Esas, 2022/351 sayılı Karara vaki itiraz reddedilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63255 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63255 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli kararı ile atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluştuğuna dair son soruşturmanın açılması için yeterli delil bulunmadığından bahisle sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, Uşak 5. Noteri olarak görev yapan sanığın, müştekinin Sivaslı Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/262 esas, 2018/73 sayılı kararı ile 09.08.2017 tarihli rapor ile tespit edilen "demans" hastalığı nedeniyle vesayet altına alınan annesi Raziye Sicim'in işlem ehliyeti olup olmadığına dair rapor aldırılmaksızın kızı ...'ın vekil olarak tayin edildiği 18.10.2017 tarihli ve 5509 sayılı vekaletname düzenleyerek gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşılması karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabülü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.09.2022 tarihli ve 2022/443 Esas, 2022/351 sayılı Kararı ile sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş, mahkemenin 07.10.2022 tarihli yazısı ile şikayetçi vekilinin anılan karara itiraz ettiği belirtilmiş ve yerinde görülmeyen itirazın değerlendirilmesi için dosyanın gönderildiği ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince 11.10.2022 tarihli ve 2022/222 Değişik iş sayılı Karar ile itirazın reddine karar verilmiştir.

2.1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (1512 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca; noterlik bir kamu hizmeti olup noterlerin görevi hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirme ve kanunlarla verilen başka görevleri yapmaktır. Noterler hakkında görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı kovuşturma yapılması konusunda 5271 sayılı Kanun'da yer alan genel düzenlemelerden ayrık biçimde 1512 sayılı Kanun'un 154 ve 155 inci maddelerinde özel düzenlemeler yapılmıştır. 1512 sayılı Kanun'un kovuşturmayı öngören hükümlerinde tüm ayrıntılar düzenlenmediğinden, açık hüküm bulunan konularda bu düzenlemenin uygulanması gerekmekte, düzenlenmeyen veya ilgili maddelerde atıf yapılan hususlarda ise genel hükümlerin uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 1512 sayılı Kanun'da açık bir düzenleme bulunması durumunda, aynı konu genel hükümlere (5271 sayılı Kanun) aykırı biçimde düzenlense dahi, bu konuda 1512 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

3.Noterlerin görev sırasındaki veya görevden doğan suçlarından dolayı Adalet Bakanlığının kovuşturma iznine bağlı olarak, anılan Kanun'un 154 üncü maddesi uyarınca suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi başsavcısı tarafından düzenlenen iddianame üzerine aynı yer ağır ceza mahkemesince son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verilmektedir. 1512 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinde ise "154 üncü maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabileceği" belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, özel soruşturma yönteminin düzenlendiği 154 üncü maddenin birinci fıkrasında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara kimin itiraz edeceği sorunu açıklığa kavuşturulup, yalnızca sanık veya Cumhuriyet savcısının itiraz edebileceği kabul edilmiş olup incelenen dosyada suçtan zarar gören yakınanın itiraz hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle, özel yasasındaki hükümle düzenlenen bir konuda, genel soruşturma ve kovuşturma yöntemiyle ilgili olarak, suçtan zarar gören yakınanın da yasa yollarına başvuru hakkı bulunduğunu düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

4.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; merciince şikayetçinin itiraz hakkı bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesi yerine işin esasına yönelik değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.10.2023 tarihinde karar verildi.

***