Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/839 Esas, 2022/556 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/62 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraatine hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/839 Esas, 2022/556 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. madde ve fıkraları gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi

İcra takibi zamanaşımına uğramadığından katılanın zararının olmadığına, sanığın lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi kararının uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasının ağır bir yaptırım olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanığın alacaklı katılan vekili sıfatıyla Antalya 9. İcra Müdürlüğünün 2010/22440 sayılı dosyasında 04.11.2011 tarihinde borçlunun menkul mallarının haczedilmesine ilişkin işlem yaptığı, dosyanın takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılması üzerine 18.12.2012 tarihinde dosyanın arşivden çıkarılmasını talep ettiği, ancak alacaklı asil olan katılanın talebi üzerine dosyanın 20.09.2017 tarihinde yenilendiği, sanığın 04.11.2011 tarihli haciz işleminden sonra vekillikten çekildiği 05.01.2018 tarihine kadar dosyanın arşivden çıkarılmasını talep etmekten başka herhangi bir işlem yapmadığı bu şekilde görevinin gereğini yapmakta ihmal göstermek suretiyle katılanın mağduriyetine sebep olduğu, böylelikle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunluğu olduğu, somut olayda; sanığın görevinin gereğini yapmakta ihmal göstererek katılanın zararına değil mağduriyetine neden olduğu gözetilmeksizin, zararın giderilmediği yönündeki gerekçe yasal değilse de yeniden suç işlemeyeceğine dair subjektif koşulun yargılamayı yürüten mahkeme tarafından tartışılarak bu yöndeki takdir hakkının sanık lehine kullanılmaması nedeniyle bu husus sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık ve müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2025 tarihinde karar verildi.

***