Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM : Düşürülme (her iki sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan), mahkumiyet (her iki sanık hakkında zimmet suçundan)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan kooperatif vekilinin sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşürülme hükümlerine, sanıklar müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Mahkemenin sanıklar hakkında lehe yasa değerlendirmesi sonucu beliren takdiri karşısında, toplam ceza miktarı yönünden 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık ... hakkında 19.12.2006, 01.10.2009 ve 13.03.2014 tarihlerinde verilen hükümlere yönelik aleyhe temyiz bulunmasına nazaran, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu bakımından usuli kazanılmış hakkın bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiş, anılan hak yoksunluğu süresinin hükmolunan cezanın yarısından az olamayacağının gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hüküm yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA,

Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşürülme hükmüne yönelik temyiz incelemesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Somut olayda, suçu işlemek ya da fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik olarak gerçekleştirilen sahtecilik eylemleri ile birlikte işlenen nitelikli zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun'un 202/2. maddesi, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 204/2. maddeleri kapsamında kaldığı ve lehe yasa değerlendirmesinin bu maddeler gözetilerek yapılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 212. maddesine benzer bir düzenleme bulunmamasından dolayı 765 sayılı Kanun döneminde zimmet amacıyla işlenen sahtecilik suçunun nitelikli zimmetin unsuru olduğu, bu itibarla lehe yasanın belirlenmesi sırasında karşılaştırma maddeleri arasında bulunmadığından sahtecilik suçu ile ilgili zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen sahtecilik suçuna göre belirlenmesi gerektiği, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesinde öngörülen ceza miktarına göre aynı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli, 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde uygulama yapılması,

Kabule göre de;

Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,

Sanık tarafından yatırılmış olan güvence bedelinin katılan kooperatifin zararının giderilmesi amacıyla kullanılamayacağının nazara alınmaması,

Kanuna aykırı, katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***