"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/151 Esas, 2023/147 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/73 sayılı Kararı ile; sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
2)Hükmün istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli, 2022/1663 Esas ve 2022/1580 sayılı Kararı ile; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3)Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/190 Esas, 2022/315 sayılı Kararı ile; sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
4)Hükmün istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2023/151 Esas, 2023/147 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın 2013 yılından 2015 yılına kadar icra dosyasına vekaletname sunmak dışında bir işlem yapmayarak dosyanın zamanaşımına uğramasına sebebiyet vermek suretiyle görevini ihmal ederek katılanın zarara uğramasına neden olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili olan katılan ... lehine, borçlu ... Tarım Hayvancılık Petrol Akaryakıt Limited Şirketi aleyhine Niğde İcra Müdürlüğünün 2008/2888 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus başlatılan takipte, 25.07.2008 ile 09.06.2015 tarihleri arasında herhangi bir takip veya işlemde bulunmayarak Niğde İcra Müdürlüğünde bulunan takip dosyasının zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına neden olduğu iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın, anılan icra dosyasına sunduğu vekaletnamenin 23.12.2014 tarihli olduğu ve 09.06.2015 tarihinde yenileme talebinde bulunarak dosyadaki ilk işlemini gerçekleştirdiği, söz konusu icra dosyasında takibi başlatan ve 13.05.2008'de yenilemeden önceki son işlemi yapanın başka bir avukat olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 726. maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresinin 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıl olduğu, alacaklı tarafından takibin devamını sağlamaya yönelik olarak yapılan icra takip işlemlerinin de zamanaşımını keseceği nazara alındığında, somut olayda, takibe dayanak belgelerin, kambiyo senedi niteliğini haiz 31.01.2008 ve 28.02.2008 keşide tarihli iki adet çek olduğu, bu çeklerin ibraz süreleri 03.02.2012 tarihinden önce dolduğundan, 6 aylık zamanaşımı süresine tâbi oldukları, inceleme konusu Niğde İcra Müdürlüğünün 2008/2888 Esas sayılı icra dosyasında, takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımını kesen son işlemin haciz konulan araçlara yakalama şerhi konulmasına ilişkin 13.05.2008 tarihli talebin olduğu, bu tarihten itibaren icra takip işlemi yapılmadığı ve 6 aylık sürenin de dolduğu anlaşılmakla sanığın zamanaşımının gerçekleştiği tarihte alacaklı katılan vekili olmadığından sorumluluğunun bulunmadığı, öte yandan aynı borca ilişkin Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/413 esasına kayden alacaklı vekili sıfatıyla sanık tarafından takip edilen dosyada ise derdest icra takibi bulunduğundan, davacı alacaklının işlemden kaldırılan icra dosyasını yenileyerek, anılan dosya üzerinden haciz talep etmek suretiyle alacağına kavuşma imkanı bulunduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, bu karar 03.09.2013'te davacı vekili sıfatıyla sanığa tebliğ edildiği halde sanık tarafından temyiz yoluna başvurulmadan kesinleştiği, sanıkça söz konusu icra dosyasının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bu kararın temyiz edilmesi gerekirken gereğine tevessül edilmemiş ise de, bu konuya ilişkin kovuşturma izni bulunmadığının anlaşılması karşısında, beraat hükmüne karşı bölge adliye mahkemesince esastan ret kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazı ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.10.2024 tarihinde karar verildi.