"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : ..., ..., Ticaret Bakanlığı, Hazine
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Eylemlerin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar Hazine, Ticaret Bakanlığı ile ... vekilleri
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin 10.01.2023 tarihinde tebliğ edilen hükümleri bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 18.01.2023 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan ... ile ... vekillerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Milas Ticaret ve Sanayi Odası başkanı, üyeleri ve personeli olarak görev yapan sanıklar hakkında, elektrik, su, telefon faturaları, kira ile vergi gibi ödemelerde yasal yükümlülüklerini zamanında yerine getirilmeyerek gecikme cezaları ödenmesine ve Odanın zarara uğramasına sebebiyet vermeleri ile Yönetim Kurulu’nun 1995-2008 yıllarına ilişkin aidat anapara tutarı ile bu anaparaya işletilen gecikme zamlarının tahsiline yönelik olarak kanunun verdiği yetkiyi kullanmayarak aidat alacaklarının zamanaşımına uğramasına ve icra yoluyla tahsil edilebilirliğinin ortadan kalkmasına dolayısıyla aidatlarını ödeyen üyelerle ödemeyen üyeler arasında eşitsizlik ve adaletsizliğe yol açılmasına sebebiyet verdikleri iddialarıyla ilgili olarak sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte diğer isnatların Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 01.12.2020 tarihli 2020/3721 Esas, 2020/2391 sayılı bozma Kararında da işaret edildiği üzere zimmet suçunu oluşturabileceği, bu kapsamda gerektiğinde tanık beyanlarına başvurulması, eksik bilgi ve belgelerin celp edilmesi sonrasında Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden elde edilen tüm delilleri incelemek suretiyle her bir sanığın sorumluluğunu, görev sürelerini, tüm savunmaları irdeler mahiyette ayrıntılı, bozma öncesi alınan bilirkişi raporunu karşılar şekilde gerekçeli rapor alınıp, hasıl olacak neticeye göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden ve Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması ile Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine de uyulmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ...'nin hükümden sonra 31.01.2024 tarihinde vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu hususun mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılan ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.