"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/547 Esas, 2022/3973 Karar
SUÇLAR : Rüşvet verme (İddianamedeki 24-30-32 numaralı olaylar), rüşvete aracılık etme (İddianamedeki 35 numaralı olay)
HÜKÜMLER : İddianamedeki 24 numaralı olaya ilişkin İlk Derece Mahkemesince rüşvet verme suçundan kurulan beraat ve 30 numaralı olaya ilişkin rüşvet verme suçundan dönüşen görevinin gereklerine uygun davranmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak eylemlerin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme olarak kabulüyle bu suçtan mahkumiyet, İddianamedeki 32 ve 35 numaralı olaylara ilişkin rüşvet verme suçu ve bu suça aracılık etmeden kurulan beraat hükümleri yönünden istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile Dairemizin 2022/9496 Esasına kayıtlı dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dosyanın birlikte yapılan incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanığın kamu görevlisi olmadığı ve hakkında rüşvet verme suçu ve bu suça aracılık etmeden kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Adalet Bakanlığının katılma hakkının olmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan Hazine vekilinin ve sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2014/133 Esas, 2017/92 sayılı Kararı ile sanık hakkında iddianamedeki 24, 32 ve 35 numaralı olaylar kapsamında isnat olunan rüşvet verme eylemlerinden ayrı ayrı beraatine, 30 numaralı olay kapsamında isnat olunan, infaz koruma memuru Sabri Geyik'e rüşvet verilmesi olayı yönünden ise eylemlerinin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/3. fıkrası, 62 ve 52/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstinaf
O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince, sanık hakkında 32 ve 35 numaralı olaylara ilişkin beraat hükümleri yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, 24 ve 30 numaralı olaylara ilişkin İlk Derece Mahkemesinin hükümleri kaldırılarak sanığın her iki olay için icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirmeden ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 38. maddesi delaletiyle 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1)Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın 24 ve 30 numaralı olaylar yönünden elde edilen tesadüfi delillerden olan iletişim tespiti kayıtlarının değerlendirilmesi neticesinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettiren olarak iştirak ettiğinin kabul edildiği, üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçeleriyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2)Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın rüşvet verme suçunu işlediği sabit olduğu halde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik esastan ret kararlarının bozulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1)Sanık hakkında iddianamedeki 32 ve 35 numaralı olaylar yönünden verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2)Sanık hakkında iddianamedeki 24 ve 30 numaralı eylemler yönünden rüşvet suçundan verilen beraat ve görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirmeden verilen mahkumiyet hükümleri yönünden;
Sanığın eylemlerinin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. madde ve fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ile 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre sorgu tarihi olan 30.05.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, sanık hakkında düşme hükümleri kurulması yerine yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında kurulan hükümlerde, katılan Hazine vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.05.2025 tarihinde karar verildi.