"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2554 Esas, 2021/1259 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1) Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2017/237 Esas, 2018/473 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2019/2554 Esas, 2021/1259 sayılı Kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; müştekinin açılmasını istediği davanın babasının sağ olması sebebiyle şartlarının oluşmadığına, bu sebeple davayı açmadığına, almış olduğu paranın avukatlık hizmeti kapsamında olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, Münster Başkonsolosluğunca düzenlenen 06.05.2016 tarihli ve 1902 yevmiye sayılı vekaletname ile ihtiyati tedbir talepli dava açmak üzere müştekinin vekilliğini üstlenip vekalet ücretine mahsuben 4.850,51 Türk lirasını müvekkilinden aldığı halde azledildiği 29.09.2016 tarihine kadar gereğine tevessül etmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanunun 257/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın giderilmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinin (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, sübutu kabul edilen eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu ve miktarı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden "Sanığın mağdurun zararını tazmin suretiyle gidermemesi" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.