Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1205 Esas, 2023/1358 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 20.03.2024 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen dilekçe ile vaki temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu gözetilerek tebliğnamedeki temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2022/244 Esas, 2023/17 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/1205 Esas, 2023/1358 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın usulsüz tebliğ edildiğine, vekaletnamenin tek taraflı bir işlem olduğuna ve katılan tarafından çıkarılan vekaletnamenin iş kabulü anlamına gelmediğine, tanıkların beyanlarının birbiri ile uyumlu olmadığına, dosyada yer alan delillerin mahkumiyete yeterli olmayıp hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde Hatay Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, katılan hakkında uygulanan idari para cezası işlemine itiraz etmemesi ve katılanın sanık olarak yargılandığı Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/122 Esasına kayden görülen kamu davasını takip etmemesi suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verilmiş ise de sanık hakkında tanzim edilen vekaletnamenin 22.01.2018 tarihli olduğu, Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/122 Esas sayılı dosyasında 31.01.2018 tarihinde iddianamenin, 02.02.2018 tarihinde tensip tutanağının düzenlendiği, tensip ara kararı uyarınca 12.02.2018 tarihinde suçta kullanıldığı iddia olunan araç üzerinde keşif yapıldığı, ilk duruşma gününün ise 26.04.2018 olarak belirlendiği, işbu dosyaya konu şikayetin yapıldığı 21.02.2018 tarihine kadar söz konusu dosyada takibi gerekir başkaca hukuki bir işlem bulunmadığı ayrıca kovuşturma izni ile dava açan belge olan son soruşturma açılmasına dair kararda sanığın katılan hakkında uygulanan idari para cezası işlemine itiraz etmediği iddiası söz konusu ise de dosya kapsamı ve katılan beyanı ile sabit olduğu üzere katılan hakkında itiraz edilmesi gereken bir idari yaptırım kararı bulunmadığı, Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/122 Esas sayılı dosyasında muhafaza altına alınan aracın yedieminde bulunduğu gözetildiğinde, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi

gerektiği halde delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmaması,

5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylemin, katılanın mağduriyetine yol açtığı, giderilmesi gereken somut ve maddi bir zararın belirlenmediği gözetilerek, aynı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "Sanığın katılanın zararını gidermemesi nedeniyle" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarının, hükmolunan cezanın adli para cezası olması durumunda uygulanamayacağının gözetilmemesi,

İddianamede ve dava açan belge olan son soruşturmanın açılması kararında yer verilmediği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 53/5. madde ve fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklama yerine "vekalet yetkisini" kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,

İlk derece yargılaması sırasında 17.09.2021 tarihli celsede kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilen ...'un gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.05.2025 tarihinde karar verildi.

***