"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/525 Esas, 2024/1978 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği, sanık müdafiinin 03.08.2024 tarihli dilekçesiyle 11.06.2024 tarihli hükme yönelik temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiş ve esasın incelenmesine karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/161 Esas, 2022/425 sayılı Kararı ile; sanık hakkında ihmâlî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 7.500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hâk yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2023/525 Esas, 2024/1978 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine avukatlık hak ve yetkisini kullanmasından yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesi olarak zararın giderilmemiş olmasının kabul edilmesi dava konusu somut olayda zararın değil mağduriyetin gerçekleşmiş olması nedeniyle isabetsiz ise de; sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması dosya içeriği ile uyumlu olmakla bu kabul sonuca etkili bulunmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e. madde-fıkra-bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunan sanık hakkında, hâk yoksunluğunun hükümde belirtilen gün sayısı gözetilmeden ve yasaklılık süresinin başlangıç tarihi gösterilmeden "6 ay süreyle" şeklinde belirlenmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinin '"Sanığın yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e. maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanarak işlediği anlaşıldığından TCK’nın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere 150 GÜN SÜREYLE AVUKATLIK HÂK VE YETKİSİNİ KULLANMASINDAN YASAKLANMASINA," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE diğer yönleri eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.04.2025 tarihinde karar verildi.