"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1496 Esas, 2024/1239 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet (her iki sanık hakkında), kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği (... hakkında)
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet, ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesinde yer verilen “Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir” düzenlenmesi uyarınca sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesinde bozulmasına dair kararın temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin bu karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiilerinin ve katılan vekilinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ve 2023/90 Esas, 2024/275 sayılı Kararı ile sanık ...'in kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, sanık ...'ın ise zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.09.2024 tarihli ve 2024/1496 Esas, 2024/1239 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın bu suçu işlemediğinin sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararında orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla uzaklaşıldığı, sanık hakkında yeniden hüküm kurularak beraat kararı verilmesi, aksi kanaatte olunması halinde diğer lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ...'in Diğer Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediğine yönelik yeteri araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkumiyete yeterli delilin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle usul hükümlerine ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ve sair hususlara yöneliktir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamındaki delillerin eksik ve hatalı incelendiği, sanık ...'ın gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla tüm evraklarda imzasının bulunduğu ve sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek zimmetine para geçirdiği, sanıkların eylemleri sabit olmasına rağmen sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı ve bu karara yönelik verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve sair hususlara dairdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden
Sanığın Döşemealtı Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları Müdürlüğünde gerçekleştirme görevlisi olarak görev yaptığı, aynı birimde insan kaynakları müdürü olarak görev yapan, Bölge Adliye Mahkemesince hakkındaki mahkumiyet kararı bozulan sanık ...'in Belediyede görevli personelin maaş işlemlerini yaptığı sırada ödeme emri belgelerinde değişiklik yaparak kendisine ve sanık ...'a hak ettikleri maaş haricinde fazladan maaş ödemesi yapılmasını sağladığı, sanık ...'ın bu şekilde 2020 yılı Kasım ayında 5.000 TL, 2020 yılı Aralık ayında 6.500 TL olmak üzere toplamda Belediyeye ait 11.500 TL'yi uhdesine geçirdiği, bunun yanında sanık ...'in 05.05.2022-27.05.2022 tarihleri arasında kendi uhdesine geçirdiği paradan 457.000 TL'yi kendi şahsi hesabından sanık ...'ın hesabına gönderdiği ve sanığın anılan tutarlardan sanık ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu iddiaları ile açılan kamu davasında; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine ilişkin hükme karşı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de sanığın hak ettiği maaş haricinde hesabına fazladan yatırılan tutarlarla alakalı 2020 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin ödeme emri belgeleri ile bordroları gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla düzenlediği, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 33. maddesi dikkate alındığında, görevi nedeniyle bordro ve ödeme emri belgelerini düzenlemeye yetkili olduğu ve suça konu paraların zilyetliği görevi gereği kendisine devredildiğinden, zincirleme basit zimmet suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu nazara alınmadan, bu suçtan mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi nedeniyle istinaf başvurularının kabulü gerekirken esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan verilen bozma kararına yönelik katılan vekilinin vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümde sanık ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2025 tarihinde karar verildi.