Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2023/7429 Değişik iş

ŞÜPHELİLER : ..., ...

SUÇ : Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması

İNCELEME KONUSU KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.04.2023 tarihli ve 2021/85246 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/7429 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.10.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.10.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/104040 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

''Dosya kapsamına göre, suçtan zarar gören...Tekstil İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. adına şirket müdürlüğünü yapan şüpheli ... ile pazarlama ve ithalat müdürlüğünü yapan şüpheli ...'nın, fason üretim yapmak maksadıyla yetkilileri şüpheliler ... ve ... olan Muteks Tekstil Şirketi ile 01/02/2015 tarihinde sözleşme imzaladıkları, ticari süreç içerisinde şüpheliler Kasım ve Sencer'in daha yüksek maliyetler ile Muteks Şirketine ürün yaptırarak suçtan zarar gören şirketi zarara uğrattıkları ayrıca şüphelilerin, müşteki şirketten siparişte bulunmak isteyen ticari sır niteliğindeki müşteri ve fiyat bilgilerini, Muteks Şirketi yetkilisi Mustafa ve çalışanı şüpheli Sencer'in eşi ... (...) ile paylaşarak bu firma tarafından yapılan fason üretimlerle de suçtan zarar gören firmanın zararına sebep oldukları olay ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda,

Şüpheliler ve inceleme dışı diğer şüpheliler hakkında aynı eylemler sebebiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2023 tarihli ve 2023/128521 soruşturma, 2023/41634 esas ve 2023/27181 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/105 esas sayılı dosyasına kayden kamu davası açıldığı,

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17/04/2023 tarihli ve 2021/85246 soruşturma sayılı kararıyla ".... bir özgü suç niteliği taşıyan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun asli faillerinin şüpheliler Kasım ve Sencer olabileceği, şüpheli eşler Nilgün ve Fadime ile malen sorumlu firma yetkilileri şüpheliler Recep ve Mustafa'nın da 5237 Sayılı Yasanın 40/2 düzenlemesi karşısında yardım eden veya azmettiren şerik olarak nitelendirilebileceği, ticari sır ve belgelerin aktarılmasının ise suçun unsurlarından kabul edilmesi gerektiği, böylece 5237 Sayılı Yasanın 239 hükmünde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı...." şeklindeki gerekçe ile ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması başlıklı 239. maddesinde yer alan "Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme uyarınca bu eylemin müstakil bir suç olarak düzenlendiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edilen, şüphelilerin iştirak halinde Muteks Tekstil yetkilisi ... ve ... (...) ile...Tekstil'e verilen sipariş, müşteri ve fiyatlara ilişkin bilgilerin gereğinden fazla aktarılarak üzerlerine atılı suçu işlediklerine yönelik mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suçtan zarar gören...Tekstil İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde şirket müdürü olarak görev yapan şüpheli ... ile pazarlama ve ithalat müdürü olarak görev yapan şüpheli ...'nın, fason üretim yapmak maksadıyla yetkilileri şüpheliler ... ve ... olan Muteks Tekstil Şirketi ile 01.02.2015 tarihinde sözleşme imzaladıkları, ticari süreç içerisinde Kasım ve Sencer'in daha yüksek maliyetler ile Muteks Şirketine ürün yaptırarak suçtan zarar gören şirketi zarara uğrattıkları ayrıca şüphelilerin, müşteki şirketten siparişte bulunmak isteyen ticari sır niteliğindeki müşteri ve fiyat bilgilerini, Muteks Şirketi yetkilisi Mustafa ve çalışanı şüpheli Sencer'in eşi ... (...) ile paylaşarak bu firma tarafından yapılan fason üretimlerle de suçtan zarar gören firmanın zararına sebep oldukları iddiaları üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, şüpheliler ve inceleme dışı diğer şüpheliler hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2024 tarihli ve 2024/129 Soruşturma, 2024/4272 Esas, 2024/2812 numaralı İddianamesi ile Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/105 Esas sayılı dosyasına kayden kamu davası açıldığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.04.2023 tarihli ve 2021/85246 Soruşturma sayılı Kararı ile şüpheli Sencer ile eşi şüpheli Nilgün'ün malen sorumlu ile organik irtibatının bir vaka olarak tespit edilmiş olduğu, suçtan zarar gören firmanın tanıdığı yetkileri kötüye kullanan Sencer'in bundan menfaat temin etmesi ile malen sorumlu firma yetkilileri Recep ve Mustafa'ya menfaat temin ettirmeleri iddiasının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olarak tavsif olunabileceği, şüpheli Kasım'ın da yetkileri ile buna göz yumduğunun veya durumu gizleyerek menfaat temin ettiğinin iddia edildiği, bu durumda bir özgü suç niteliği taşıyan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun asli faillerinin şüpheliler Kasım ve Sencer olabileceği, şüpheli eşler Nilgün ve Fadime ile malen sorumlu firma yetkilileri şüpheliler Recep ve Mustafa'nın da 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi karşısında yardım eden veya azmettiren şerik olarak nitelendirilebileceği, ticari sır ve belgelerin aktarılmasının ise suçun unsurlarından kabul edilmesi gerektiği, böylece 5237 sayılı Kanun'un 239. maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/7429 Değişik iş sayılı Kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.

Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir.

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasının 5237 sayılı Kanun'un 239. maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlendiği ve 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edilen, şüphelilerin iştirak halinde Muteks Tekstil yetkilisi ... ve ... (...) ile...Tekstil'e verilen sipariş, müşteri ve fiyatlara ilişkin bilgilerin gereğinden fazla aktarılarak üzerlerine atılı suçu işlediklerine yönelik mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/7429 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2025 tarihinde karar verildi.

***