"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/4255 Değişik iş
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.08.2023 tarihli ve 2022/14395 Soruşturma, 2023/5146 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.11.2023 tarihli ve 2023/4255 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108138 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müteveffa ...in 27/08/2022 tarihinde yolda kusma ve bilinç kaybı şikâyeti ile Özel Buhara Hastanesinin acil servisine giderek tedavi olmasının ardından taburcu edilmesini müteâkip, aynı günün akşamı ablasının evinde tekrar rahatsızlanarak ambulans ile Erzurum Şehir Hastanesine gittiği ve tüm müdahalelere rağmen vefat ettiği somut olayla ilgili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, müteveffanın ölüm sebebinin aort damarının yırtılması sonucu meydana geldiği, aort damarının yırtılmasının öngörülemez olduğu, bu olay meydana geldiğinde ölümün ani şekilde geliştiği, Özel Buhara Hastanesinde bu teşhisin konulmaması ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı ve ölümün doğal ölüm olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda, mütefevvanın ölümünden önce aynı gün içerisinde Özel Buhara Hastanesi acil servisinde şüpheliye muayene olduğu, ölüm sebebi ile Özel Buhara Hastanesinde muayenesi arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı yönünde Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 26/07/2023 tarihli rapor aldırıldığı, aldırılan raporda özetle müteveffanın şikayetlerinin ölüm sebebinin atipik tıbbi şikayetlerinden olabileceğinin ancak muayene esnasında tespitinin zor olduğunun bildirildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, her ne kadar Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 26/07/2023 tarih ve 1535-2645 sayılı raporu ile kişinin hastaneye atipik tıbbi şikayetler ile müracaat ettiğinde muayene bulguları, yaş ve tıbbi özgeçmiş bilgileri de dikkate alındığında hastalık tanısının zor olduğu ve atlanabileceği bildirilmiş ise de, anılan raporda müteveffanın şikayetlerinin hastalık tanısının atipik tıbbi şikayetleri olduğu şeklindeki açıklama karşısında, ölene ait tedavi evrakı ile ölümden önce müteveffanın tedavisini gerçekleştiren ve takip eden doktor ve sağlık personelinin tıbbi açıdan kusurlarının bulunup bulunmadığı, kusurları varsa hangi eylemlerden dolayı kusurlu oldukları, gerekli tedavi uygulanmış olsa dahi ölüm neticesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususlarında İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınarak, ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde şüphelilerin hukuki durumunun yeniden belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
...in 27.08.2022 tarihinde yolda kusma ve bilinç kaybı şikâyeti ile Özel Buhara Hastanesinin acil servisine giderek tedavi olmasının ardından taburcu edilmesini müteâkip, aynı günün akşamı ablasının evinde tekrar rahatsızlanarak ambulans ile Erzurum Şehir Hastanesine gittiği ve tüm müdahalelere rağmen vefat ettiği olayla ilgili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.08.2023 tarihli ve 2022/14395 Soruşturma, 2023/5146 sayılı Kararı ile müteveffanın ölümünün aort damarının yırtılması sonucu meydana geldiği, aort damarının yırtılmasının öngörülemez olduğu, bu olay meydana geldiğinde ölümün ani şekilde geliştiği, Özel Buhara Hastanesinde bu teşhisin konulamaması ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı ve ölümün doğal ölüm olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.11.2023 tarihli ve 2023/4255 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce 27.05.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na eklenen Ek Madde 18 hükmündeki "Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir'' şeklindeki düzenleme karşısında; özel sağlık kuruluşunda doktor olarak görev yapan şüpheli hakkında görevi sebebiyle işlediği iddia olunan suçtan dolayı 4483 sayılı Kanun ile 3359 sayılı Kanun'un Ek Madde 18 hükmü uyarınca soruşturma izni istenmesi ve sonucuna göre şüphelinin kamu görevlisi olmaması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun faili olmayacağı da gözetilerek hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, soruşturma izni alınmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İnceleme konusu karar hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus bakımından kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.