"İçtihat Metni"
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesiyle Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi;
Dosyanın mahiyeti itibarıyla ön inceleme denetimine tabi olmadığı, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2020 tarih ve 2020/6 Talepname numaralı Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen talepnamesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulü uygulanarak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan belirlenen yaptırım doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği; Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2020 tarih ve 2020/227 Esas, 2020/323 sayılı Kararı ile atılı suçtan Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; deneme süresi içinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle mahkemesine bildirimde bulunulması üzerine duruşma açılmak suretiyle Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarih ve 2023/581 Esas, 2024/334 sayılı Kararı ile hükmün açıklanarak Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere sanığın mahkumiyetine karar verildiği; sanık müdafinin mahkumiyet kararına itiraz etmesi üzerine Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2024 tarih ve 2024/240 Değişik İş sayılı Kararı ile yasa yolunun istinaf olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verdiği, devamında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/1981 Esas, 2024/2759 sayılı Kararı ile seri yargılama usulünün uygulandığı ve verilen kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilerek oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
İncelenen dosya içeriğine göre, somut olayda sanık hakkında genel hükümlere göre sonuçlandırılmış bir soruşturma neticesinde düzenlenen, 5271 sayılı Kanunda açıklanan anlamda, bir iddianamenin bulunmaması, Cumhuriyet Savcısı ile şüpheli arasındaki anlaşma neticesinde belirlenen yaptırımın onaylanması için talepname düzenlenmiş olması, yargılama makamının iddianamedekinin aksine talep yazısında belirtilenden fazla yaptırıma hükmetme yetkisinin bulunmaması, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünde mahkemenin denetleme işlevi görmesi, alternatif bir yargılama usulü olması, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”, aynı Kanun'un 250 nci maddesinin onuncu fıkrasındaki "Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.” ve aynı Kanun'un 250 nci maddesinin on dördüncü fıkrasındaki “Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." düzenlemelerine göre anılan usulün kendine özgü ve normal yargılama usulünden farklı olduğunun ve tüm sürecin seri muhakeme usulü için yasada öngörülen hükümler çerçevesinde başlatılıp bitirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli ve 2024/240 Değişik İş sayılı GÖREVSİZLİK KARARI olarak değerlendirilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2025 tarihinde karar verildi.